Ağız ve Diş Sağlığı

Ağız ve Diş Sağlığı

Bölüm Hakkında

Atakent Sağlık Grubu hastaneleri ve tıp merkezlerinde bulunan Ağız ve Diş Sağlığı kliniklerinde; çocuk ve yetişkin hastalar için ağız, diş ve çene sağlığı ile ilgili hastalıkların tanı ve tedavisinde hizmet veriliyor. Hastanelerimizde ve tıp merkezlerimizde ağız ve diş sağlığı konusunda bilgilendirme amaçlı eğitimler ve seminerler düzenleniyor.

Detaylı bilgi için: 444 1677 

Koruyucu Diş Hekimliği

Hastalara oral hijyen eğitiminin verilmesi, dişlerin nasıl fırçalanması gerektiği hakkında bilgilendirme yapılır. 6 ayda bir hekim kontrolü, uygun beslenme alışkanlığı kazandırılmasının yanı sıra özellikle çocuklar için kötü alışkanlıkların tespiti ve önlenmesi (parmak emme, tırnak yeme vb. gibi ), fissür örtücü ve flor uygulamaları ile çürük değerlendirmelerinin yapılıp gerekli önlemlerin alınması şeklinde açıklanabilir.

Estetik Diş Hekimliği

Klinik ortamında diş hekimliği teknoloji ve olanaklarını kullanarak hastanın iyileşme sürecini hızlandırmayı ve hastanın konforunu arttırarak, doğal ve güzel bir görünüm kazandırmayı hedefler. Uygulama alanlarını başlıklar olarak gülüş tasarımı, diş eti şekillendirme, diş beyazlatma, kompozit bonding uygulamaları, inlay/onlay restorasyonlar, porselen veneerler, metal desteksiz porselenler ve diş implantları olarak sayabiliriz.

Gülüş Tasarımı

Kişisel istekleriniz göz önünde bulundurularak fonksiyon, estetik ve doğallığın birleştirildiği en güzel gülüşü planlamak amaçlanır. Genellikle: Beyazlatma, porselen laminate veneer, implant veya dişeti seviyelendirme gibi bir veya birkaç işlemin bir arada uygulanması ile elde edilir. Gülüş tasarımında kişinin yüz şekli, ten rengi, cinsiyeti, yaşı, dudakları, dişlerinin rengi, dizilimi ve formu gibi unsurlar göz önünde bulundurulur.

Bleaching (Diş Beyazlatma)

Diş beyazlatma (bleaching) tüm dünyada en çok önerilen ve kullanılan kozmetik diş hekimliği prosedürüdür. Güvenirliği kanıtlanmış, uzun vadede hiçbir yan etki ve komplikasyona rastlanmamıştır. Uygulaması kolay ve pratik, verdiği hızlı sonuçlarla da hastaları çok kısa sürede memnun eden bir yöntemdir.

Bembeyaz dişler, sağlıklı bir gülümsemenin yanında insanın kendine olan güvenini de arttıran bir özelliktir. Seans sayısı dişteki renklenmeye bağlı olarak belirlenir. İşlem öncesi diş etleri zarar görmesin diye koruyucu sürülür ve sonrasında dişlere beyazlatıcı jel uygulanır. Bu uygulama 15 dakikalık periyotlarla üçer defa yapılır. Kalıcılığı, diş yüzeylerinin pürüzlü olup olmamasına, kişinin tükürük yapısına, diş bakımına, çay, kahve ve sigara tüketimine bağlı olarak değişiklik gösterse de 2-3 yıl kadar sürebilir.

Laminate Venerler

Laminate veneer; kişinin dış görünüşünü olumsuz şekilde etkileyen, bozuk dişler için kullanılan, estetik gülüş tasarımını da içeren bir çözümdür. Işık geçirgenliğine sahip bir tabakadan oluşan lamine diş doğala en yakın yapısı ile dişlerin görünümüne ve özelliğine sahip olması bakımından avantajlıdır.

Lamine diş yöntemi, dişin üzerinde az bir pürüzlendirme ile hatta bazı vakalarda pürüzlendirmeye gerek duyulmadan da yapılabiliyor. Lamine diş, tırnak kalınlığında, istenen renk, boy ve formda, özel olarak hazırlanmış bir porselen tabakanın dişin ön yüzeyine yapıştırılması işlemidir. Porselenden imal edilen kaplama ortalama 0,7 mm. kalınlığında, ışık geçirgenliğine sahiptir. Diş üzerine hassasiyetle hazırlanarak yerleştirilir

Protetik Diş Tedavisi

Dişlerin şekli, form bozuklukları ve diş eksikliklerinin teşhisi, tedavi planlaması, rehabilitasyon süreci, oral fonksiyonların tamamlanması ve oklüzyonun (çenelerin kapanışı ) düzenlenmesinin yanı sıra hastanın görüntüsünün ve estetiğinin de geliştirilmesini içeren bir tedavi bilimidir.

Metal Desteksiz Full Porselen Kuronlar                  

Porselen, diş minesine en yakın ve bununla beraber en sağlıklı malzemedir. Önceleri porselenler dayanıklılık açısından metal bir alt yapı üzerine yapılmaktaydı. Metal alt yapı, ışığın porselenin içinden geçmesini engelleyerek estetik açıdan donuk ve yapay bir görüntüye ve diş kenarlarında gri alanlara sebep olabilmekteydi. Bu sebeple metal desteksiz porselenler ışık geçirme özelliğinden dolayı daha derin ve canlı bir görünüme sahiptir. Bu sayede doğal dişe en yakın sonuçlar elde edilir. Metal desteksiz porselenler tek diş kron restorasyonlarında, 3-6 üyeli (anatomik uzunluğu 38mm. ‘ye kadar olan) köprüler ve implant üstü kron-köprü çalışmalarında kullanılabilir.

Metal Desteksiz Köprüler

Porselenin güçlendirilerek sıkıştırılmasıyla elde edilir. Işık geçirgenliğinin çok iyi olmasından dolaya ön dişlerde tercih edilir.

Metal Desteksiz Zirkonyum Esaslı Köprüler

Diş kaplamaları çoğunlukla porselen kaplama şeklinde uygulanır. Diş kaplamaları metal destekli ve metal desteksiz olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Daha estetik bir gülüş gereksinimi içinde olan hastalar için diş hekimleri de daha estetik tedavi yaklaşımları içerisindedirler. Bu estetik ihtiyaçlar nedeniyle zirkonyum, rengi ve saf mineral haliyle zirkonya seramiği haline dönüştürülerek daha doğal bir görünüm sunmak üzere diş hekimliğinde kullanılır.

Zirkonyum diş kaplamalarının ışık geçirgenliği metal destekli kaplamalardan daha üstün olması nedeniyle dişlerde meydana gelen mat görüntü kaybolarak dişlerin orijinal haline en yakın görüntüyü alması sağlanır. Ayrıca zirkonyum kaplamalar diş eti ile daha uyumludur. Diş eti kenarlarında zamanla gri ya da koyu renk oluşumuna sebep olmaz. Metal içermediği için metale alerjisi olanlarda da kullanılabilir. 

Total-Parsiyel Protezler

Total Protezler                                                                

Ağızdaki tüm dişlerin kaybedilmesi sonucunda ağıza yapılan hareketli (takılıp çıkarılabilen) protezlerdir. Özel akrilik materyallerden bir yapı üzerine yine akrilik veya porselenden yapılmış dişler kullanılarak hazırlanır. Tam damak protezleri olarak isimlendirilebilir. Hastanın ağzı hazır ise 2-3 hafta içinde ölçü alınımı ve provaları yapılarak teslim edilir. Eğer, diş çekiminden sonra yapılacaksa çekim yerlerinin tam olarak iyileşmesi beklenilir.

Parsiyel Protez

Kısmi diş eksikliğinde yani dişlerin bir kısmının kaybedilip bir kısmının ağızdan olduğu durumlarda planlanan bir protezdir. Özel akrilik ve metaller birlikte kullanılarak hazırlanan, kroşe (kanca) adı verilen metal uzantılar ile dişe tutunmayı sağlayan ve hastaların istediği zaman çıkarıp takabildiği protezlerdir. Bu protez ağızda kalan dişlere kroşeler yoluyla tutunabileceği gibi dişlere yapılan kuronlarla iç tarafa gizlenen hassas tutucular ile de tutturularak daha estetik bir görüntüye kavuşturulabilirler.

Ortodonti

Ortodonti, diş hekimliğinin diş ve yüz düzensizliklerinin teşhis ve tedavisi ile ilgilenen bilim dalıdır. Ortodontinin asıl amacı diş, çene ve yüz bölgesini ilgilendiren bozuklukların oluşmasını önlemek, mevcut bozuklukları tedavi ederek gidermektir. Bununla birlikte iyi bir estetik ve fonksiyon (ısırma, çiğneme, konuşma, gülme) sağlamaktır. Ortodontik tedavi, daha sağlıklı bir ağız ve daha hoş bir görünüm kazandırmanın yanı sıra, dişlerin bir ömür boyu sağlıklı ve düzgün kalabilmesine yardımcı olur. Çarpık dişlerin diş fırçalama ile temizlenmesi daha zordur. Kötü kapanış diş yüzeylerinde aşınmalara, çiğneme, konuşma gibi fonksiyonlarda zorluklara, dişleri destekleyen kemik ve diş eti yapılarında aşırı strese neden olabilir. Tedavi edilmediğinde birçok problem zamanla daha ciddi hale dönüşerek ileri zamanlarda daha karmaşık ve zor tedavi gereksinimleri doğurabilir.

Diş Eti Hastalıkları

Sağlıklı diş eti açık pembe renkli, mat ve sert kıvamlıdır. Diş yüzeyinde bıçak sırtı gibi sonlanır ve fırçalama sırasında kanamaz. Diş eti hastalığı daha çok dişler üzerinde oluşan açık sarı renkte, yumuşak, yapışkan, uzaklaştırılması zor, kolonize olmuş bakterilerden oluşan bir biyofilm tabakasıdır. Plak içerisindeki bakterilerin salgıladığı kimyasal maddelerin diş etlerine ve diş eti altındaki kemiğe zarar vermesi sonucu gingivitis, daha ileri aşamada ise periodontitis denen hastalıklar oluşur. Bu noktada hasta ihmal ederse zamanla diş köklerini saran çene kemikleri dişeti çekilmesine bağlı olarak geri çekilir ve diş kayıpları ortaya çıkar.

İmplantoloji                                                                       

İmplant, kaybedilen dişlerin yerini tutmak amacıyla çene kemiklerinin içerisine yerleştirilen yapay diş kökleri ve üzerine yapılan üst yapılardır. Travma (çarpma, darbe) diş eti hastalığı, çürük gibi nedenlerle doğal dişlerini kaybetmiş hastaların diş eksikliği, titanyum veya seramik esaslı yapay köklerin kalınlık ve yoğunluk açısından yeterli çene kemiklerine yerleştirilmesi ile giderilebilmektir. Kaybedilen fonksiyon ve estetiğin geri kazanılması amacıyla dental implantlar üzerine kron, köprü veya hareketli protez uygulamaları yapılabilmekte böylece hastanın yaşam kalitesi arttırılabilmektedir.

Dolgu Çeşitleri

Kompozit Dolgular

Özellikle estetiğin ön planda olduğu vakalarda tercih edilen diş renginde resterasyonlardır. Dişle olan bağlantı özelliklerinden dolayı dişten aşırı madde kaybına gerek kalmadan uygulanabilirler. Sadece çürüğü temizlemek yeterlidir. Kompozit dolgular çürükten temizlenen diş boşluğuna tabakalar halinde yerleştirilir ve her tabaka özel bir ışık ile sertleştirilir. Kompozit dolgular işlem sırasında dişe göre şekillendirilir ve düzeltilir.

Porselen Dolgular (Inlay / Onlay Dolgular)

Kanal tedavisi, çürük ve travma gibi etkenlere bağlı olarak dişlerde oluşan madde kaybını, dişin sadece eksik olan kısımlarını tamamlayacak biçimde restore eden bir çeşit kron protez, daha basit anlatımla laboratuvarda hazırlanan kompozit veya porselenden yapılmış bir çeşit dolgudur. Avantajları şunlardır: Estetik olmaları, uzun ömürlü olmaları, kalan sağlam diş dokusunu korumaları, minimum kenar sızıntısı ve çürük oluşumu riski, biyolojik uyumlulukları, alerjik reaksiyon göstermemeleri ve az oranda bakteri plağı tutulumu.

Kanal Tedavisi

Ciddi bir şekilde çürüyen ve enfekte olan bir dişi onarmak, ağrısını ortadan kaldırmak ve kurtarmak (kaybedilmesini önlemek) için kullanılan tedavi yöntemidir. Çürük zamanla dişlerin içinde bulunan sinir odasına (pulpa) ilerlediğinde dişte sürekli bir ağrı meydana gelir. Ağrıyan diş uzun süre ihmal edildiğinde hem çevredeki dokulara enfeksiyon yayılır hem de diş kaybedilebilir.

Kanal tedavisi dişte oluşan duruma bağlı olarak tek seansta ya da iki seansta gerçekleştirilir. Seans sayısı duruma göre artırılabilir. Kanal tedavisinde ilk adım kök kanallarının şeklini görmek için bir röntgen çekmek ve çevresindeki kemikte herhangi bir enfeksiyon belirtisi olup olmadığını tespit etmektir.

Ağızdaki dişler tek köklü  (ön grup dişler) , iki köklü (premolar dişler) ve üç köklü (azı dişler) olabilir. Bazen anatomik farklılıklar nedeniyle fazla kök olabilir.

Çürüğün ilerlemesine bağlı olarak kanal tedavisi bir tercih değil mecburiyet olabilmektedir.

Ağız-Diş-Çene Hastalıkları Ve Cerrahisi

Çene kemiklerinin düzensizliklerini gidermek, çene ve dişlerin çalışma şeklini düzenlemek, ağız, dişler ve çene ile ilgili hastalıkların, yaralanmaların ve gelişimsel bozuklukların tanı ve tedavisi ile uğraşan bir cerrahi dalıdır. Damağa gömülü ve komplike dişlerin çekimleri, çenelerde oluşan kist ve tümör gibi oluşumların tedavileri, ağız bölgesi yumuşak doku hastalıklarının tedavisi, diş kökenli kemik içi lezyonların tedavisi, dental protez öncesi yumuşak ve sert dokuların düzeltilmesi, implant uygulamaları gibi bir çok alanda ağız, diş ve çene cerrahisi etkindir.

Ortognatik Cerrahi

Ortognatik cerrahi, çenelere ilişkin şekil bozukluklarının düzeltilmesine yardımcı olan cerrahi bir yöntemdir. Çeneler birbirleriyle veya dişler çenelerle uyumlu olmadığında ihtiyaç duyulan bir tekniktir. Bu tedavide ortodontist ve cerrah birlikte çalışırlar. Dişler ortodontik olarak, çeneler ise cerrahi olarak planlanarak düzeltilir. Bu işlemler sadece yüz görünümünü geliştirmekle kalmayıp dişlerin birbiriyle uyumunu ve düzgün fonksiyon görmesini de sağlar. Bu şekilde hasta daha rahat konuşabilir ve çiğneyebilir. Başka ifadeyle hem estetik hem de fonksiyonel bir iyileşme sağlanır.

Gömük Yirmi Yaş Dişleri

Yirmi yaş dişleri çoğu zaman çene içerisinde en geride yer almaları ve en son süren dişler olmaları nedeniyle gömük durumda kalabilmektedir. Yarı gömülü (bir kısmı çene kemiği içinde ) ve tam gömülü (tamamı çene kemiği içinde) olabilirler. Dişin bir bölümü diş eti ile kaplıyken sıklıkla enfeksiyon ve buna bağlı olarak yüzde şişme ve çene açıp kapama hareketlerinde sorunlar oluşabilir. Tekrarlanan enfeksiyonlar sonucu 20 yaş dişlerinin etrafındaki kemik erimeye başlar ve yerine iltihabi doku oluşur. Ayrıca çene kemiğindeki durumundan ve konumundan dolayı önündeki azı dişlere baskı uygulayıp onlara zarar verebilir ve ağız köşesinden öne doğru uyguladığı kuvvet ön dişlerde çarpıklığa sebep olabilir.

Yirmi yaş dişlerinin çekimleri genellikle cerrahi olarak yapılır.

Paylaş:
Sizi (Aynı Gün) Arayalım