SOSYAL ANKSİYETE BOZUKLUĞU BÜYÜK ENGEL OLUŞTURUYOR

SOSYAL ANKSİYETE BOZUKLUĞU BÜYÜK ENGEL OLUŞTURUYOR

Özel Atakent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Meltem ARIKAN, bireyleri toplumdan uzaklaştıran ve kendi değerlerinin farkına varmalarını zorlaştıran “Sosyal Anksiyete Bozukluğu” hakkında bilgi verdi.

Sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi), kişinin topluluk içinde veya performans gerektiren durumlarda aşırı korku duyması, bu korkuya bedensel bir takım belirtilerin de eşlik etmesi ve dolayısı ile bu tip durumlardan kaçınmasıdır. Kişi bu tip ortamlarda hata yapma ve bunun sonucunda gülünç duruma düşme, rezil olma korkusu yaşar. Gözlerin onun üzerinde olduğunu düşünür; özellikle performans anlarında ortaya çıkan terleme, ellerde titreme, seste kısılma ve titreme, yüzde kızarma , çarpıntı, bayılma hissi gibi bedensel belirtiler, kişi için kabusa dönüşür. Bu belirtilerin diğerleri tarafından fark edileceği korkusu ve rezil bir duruma düşeceği düşünceleri bir kısır döngü yaratır. Sosyal fobik kişiler kendilerini değersizleştirir , yetersiz görür ve kendilerine karşı ağır eleştirilerde bulunurlar. Kendilerinden beklentileri çok yüksektir , yetersiz hissetmeleri, sosyal ortamlardan kaçınmaları için hatalarının boyutları değil varlıkları yeterlidir. Her eleştiri onlar için ağır gelir, övgüler ise anlamsızdır.

Sosyal anksiyete bozukluğunun tedavisinde, bozukluğun süreklilik arz etmesi veya performans odaklı olmasına göre, medikal tedavinin şekli değişim göstermemektedir. Psikoterapi özellikle ilaç tedavisi ile birlikte, kişinin farkındalıklarını artırarak ve kendilik algısında değişikliklere yol açarak yaşam kalitesi üzerinde olumlu etki yaratmaktadır.

Paylaş

Yorumlar