OBEZİTE CERRAHİSİ

OBEZİTE CERRAHİSİ

OBEZİTE NEDİR?

Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı ve anormal yağ birikmesidir. Morbid obezite ise ölümcül hastalıklar yaratarak hayatı kısaltan düzeydeki “hastalıklı” VKI yüzde 40 üzerinde olmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 1,9 milyar kişi, fazla kilolu ve bunların 600 milyonu da obezdir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 her 100 kişiden 20’si, yani her 5 kişiden biri fazla kilolu, yani obezdir. Obezite oranları erkeklerde %15,3, kadınlarda ise % 24,5’ dir.

 

OBEZİTENİN NEDENLERİ NELERDİR?

  • Düzensiz ve dengesiz beslenmek,
  • Spor yapmamak,
  • Genetik faktörler ( Anne ve babanın her ikisi birden kilolu ise çocuklarda obezite görülme ihtimali yüzde 80’dir).
  • Hormonal, şeker, tiroit bezi ve böbrek üstü bezi hastalıkları gibi bazı hormonal sebepler obezite nedenleri arasında yer alabilir.

MORBİD OBEZİTE NEDEN TEHLİKELİ?

Damar Sertliği: Bu kişilerde çok erken yaşlarda başlayıp hızla ilerler ve enfarktüs (kalp krizi) ya da inme (felç) gibi durumlara davetiye çıkarmış oluyor. Bu durumlar nedeni ile morbid obezler maalesef yaşıtlarına oranla bariz olarak erken kaybediliyorlar. Kolon, meme, böbrek, mesane, pankreas, prostat gibi bazı kanserlere yakalanma açısından obezite net bir risk faktörüdür. Tip 2 şeker, hipertansiyon, kan yağlarında artma, karaciğer hastalığı, uyku apnesi, eklem sorunları, polikistik over gibi onlarca durum morbid obezlerin yakasını bırakmıyor. Ayrıca aşırı şişmanlık özellikle çocuk ve gençlerde ciddi özgüven kaybına ve sosyal problemlere de yol açabiliyor. Morbid obezite kadınlarda önemli bir infertilite yani kısırlık nedeni de olabiliyor.

ÖBEZİTE CERRAHİSİ

Obezite tedavisinde, multidisipliner bir şekilde birden çok branşın uyum içinde birlikte çalıştığı bir ortamda planlanıp yapılması gerekir. Özel Atakent Hastanesi olarak obezite cerrahisinde gastrik sleeve ve gastrik bypass ve revizyon yöntemleri kullanılır. Obezite ameliyatı olanlar aşağıdaki şartları taşımak zorundadır:

  • Vücut kitle indeksi 40 kg/m2’nin üzerinde,
  • VKIİ’si 35 – 40 arası olup aşırı şişmanlığa bağlı Tip 2 şeker hastalığı, hipertansiyon, uyku apnesi gibi sorunların varlığı.
  • Obeziteye bağlı 2yeni2 tip 2 şeker ve metabolizma bozukluğu olan ve VKİ’si 30 – 35 arasındaki hastalar.

TÜP MİDE CERRAHİSİ

Tüp mide ameliyatında laparoskopik olarak, yani kapalı ameliyat yöntemiyle midenin yüzde 80’ni kesip çıkarılır. Böylece midenin gıda alımı kısıtlanır ve hastanın iştahı azalır. Tüp mide ameliyatı ortalama 1.5 saatte gerçekleştirilir.  Ameliyattan 5 yıl sonra fazla kiloların %60’ı kaybedilmiş olur.

Tüp mide ameliyatı sonrasında yeniden kilo alma oranı % 15 düzeyindedir. Hatta emliyat olunmasına rağmen % 5- 10 olasılıkla tekrar morbid obez olmak bile mümkündür. Bu nedenle tüp mide ameliyatı olanların yine kilo almasını engellemek için, uzmanlar tarafından hastanın yakın takibinin yapılması büyük önem taşır.

TÜP MİDE AMELİYATI SONRASI HASTALARINTAKİBİ NASIL YAPILIYOR?

Ameliyat sonrasında ilk 1.5 yıl kilo kaybının sürdüğü, hastaların yeni midelerine alıştığı, birtakım yanlış beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının yakından araştırılıp düzeltildiği dönemdir. Ameliyattan 2 yıl sonra ise geri kilo alımının engellenmesi için düzgün egzersiz programları ve ömür boyu diyet desteği gerekir. Tüp mide ameliyatı olanlar her ay düzenli olarak hasta destek grupları ile 6 ayda bir düzenlenen bilgilendirme seminerlerine katılabiliyor. Obezite doktorları tarafından yıllık kan kontrolleri ve diğer sağlık kontrolleri ile yakın şekilde takibe alınıyor. Geri kilo alımının engellenmesi ve kilo kaybının sağlıklı olabilmesi için bu yakın takibin yapılması önem taşıyor.

TÜP MİDE AMELİYATI SONRASI

Tüp mide ameliyatı sonrası hastalar genellikle 5 – 7 gün içinde taburcu olur. Hastalar bu sürecin sonunda düzenli ve sağlıklı beslenmelerine dikkat etmeli ve spor yapmayı ihmal etmemelidir.

TÜP MİDE AMELİYATININ RİSKLERİ NELERDİR?

Mide küçültme ameliyatlarında çok nadiren de olsa hayati komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bu girişimler tüp mide ameliyatı sonrası kanama ya da kaçak gibi % 1 olasılıkla da olsa gözlemlenebilecek, ancak oluştuğu taktirde hastanın yaşamını tehdit edebilecek komplikasyonlara enden olabiliyor. Önemli olan bu komplikasyonlar oluşursa derhal anlaşılarak gereken düzeltme girişimlerinin obezite cerrahisi ekibi tarafından acilen uygulanmasıdır. Ancak tüp mide ve gastrik bypass ameliyatının risklerini ele aldığımızda ölüm riski en az olan ameliyatlardan biridir. Bu risk safra kesesi ameliyatı kadardır. Bilimsel çalışmalara göre şişmanlarda apandisit, safra kesesi ameliyatı riskleri zayıflara göre biraz fazladır. Ancak bu risk ölümü ifade etmez. Örneğin kalp dmar cerrahisinde erken dönemde ölüm oranı % 2 civarında iken obezite cerrahisinde bu oran binde bir civarındadır. Obeziteye bağlı olarak yaşam süreleri 10 – 15 yaş kısaldığından obeziteye bağlı riskler tüp mide ameliyatı risklerinden çok büyük oranda fazladır. Mide küçültme ameliyatı olan morbid obez kişilerde diğer sağlık sorunlarına bağlı riskler; örneğin karaciğer yağlanması, böbrek hastalıklarına yakalanma riski, şeker ya da yüksek tansiyon ortadan kalkar. Dolayısıyla obezite cerrahisi hem riski az hem de diğer ameliyatların riskini azaltan bir ameliyattır.

Gastrik bypass ameliyatlarında midenin büyük bir bölümü bypass edilerek küçük hacimli (yaklaşık 30-50 cc) bir mide bölümü hazırlanarak ince bağırsaklara dikilir. Bu ameliyatta hem diğer obezite cerrahisi ameliyatlarında olduğu gibi mide hacminin küçültülmesi hem de bağırsakların bir bölümünün devre dışı bırakılarak tüketilen yiyeceklerin bir kısmının emilmeden atılması hedeflenir. Böylece hastalar hem daha az gıdayla doyar, hem de aldıkları gıdanın bir kısmı emilir.

 

NASIL UYGULANIYOR?

Gastrik bypass cerrahisi de diğer obezite ameliyatları gibi genellikle laparoskopik yöntemle yapılır. Mide balonu, morbid obeziteyi gideren bir işlem ya da obezite cerrahisinin alternatifi değildir. Yani bu uygulamada bir ameliyat yapılmaz. Mide balonu yöntemi sadece morbid obezite cerrahisine hazırlanan aşırı  kilolu süper obezlerde ameliyat öncesinde kilo verme amacıyla kullanılır. Ayrıca hafif kilolu olup amelİyata kabul edilmeyen hastalarda bir yardımcı yöntem olarak çok nadir de olsa uygulanabilmektedir. Bu yöntemde endoskopi yoluyla hastanın midesinin içine yumruk büyüklüğünde içi su ile doldurulmuş bir balon koyulur ve böylece gıda alımı kısıtlanır.

 

Paylaş

Yorumlar