Diyet İçecekleri

Diyet İçecekleri

DİYET İÇECEKLER

           Gazlı içeceklerdeki şeker oranı oldukça yüksek ve sağlık açısından zararı artık herkes tarafından bilinmektedir. Bunun yerine ise diyete uygun kalorisi düşük şekersiz türleri tavsiye edilir. Fakat bu tip içeceklere yönelik fikirler de artık değişmeye başladı. Imperial College London'ın yaptığı yeni bir araştırmada, düşük kalorili tatlandırıcılı içeceklerin, şekerli içeceklere kıyasla kilo kaybına faydası olduğunu gösteren elle tutulur bir veri bulunamadığını yayınladı. Araştırmacılar, bu tip içeceklerin sağlığa yararlı olduğu tezine de karşı çıkıyor. Çünkü tatlandırıcıların kişi üzerindeki biyolojik etkisi bilimsel olarak net ortaya konulmuş değil. Kamuoyunda ve bazı bilim insanları arasında, tatlandırıcıların kilo artışına neden olduğu ve Tip 2 diyabet hastalığı riskini artırdığı inancı hakim. Sadece bunu bile duymak tüylerimizi ürpertmedi değil.

Peki bu tatlandırıcıları ve bunları içeren ürünleri satın almalı mıyız?

ABD'nin Purdue Üniversitesi'nden Prof. Susan Swithers, "Birçok kişi şeker içermedikleri için bunların sağlıklı tercihler olduğunu düşünür ama insanlar bunu kanıtlayacak verilere sahip olmadığımızı anlamalılar" diyor. Araştırmalar aşırı kilolu, obez kişilerin sağlıklı kiloya sahip olanlara kıyasla daha fazla gazlı içecek tükettiklerini ortaya koyuyor. Evet adım adım aslında sorular kafamızda artmaya başladı diye biliriz!

ABD Kamu Sağlığı Dergisi'nin ABD'de yetişkinler arasında yaptığı araştırmaya göre sağlıklı kiloya sahip kişilerin yüzde 11'i, kilolu kişilerin yüzde 19'u ve aşırı kilolu obezlerin de yüzde 22'sinin diyet içecekler tüketiyor. Alışkanlıklarımızın değişmesinin zor olduğunu biliyoruz  bize masum gösterinlen bu tarz içecekler acaba iyiyemi yoksa kötüyemi götürüyor?

Obezite adlı dergide yer alan, yaklaşık 8 yıl boyunca 3700 kişinin diyetinin incelendiği araştırmada, düşük kalorili tatlandırıcıların kilo aldırdığı görüldü. Sanırım sorularımız biraz daha cevap bulmaya başladı. Araştırmacılar suni tatlandırıcıların ters etki yaratıp yaratmadığını sorgulamaya devam ediyor.

Çünkü bu tip araştırmalarda neden sonuç ilişkisini sağlam verilere oturtmak zor. Kilo alımına asıl sebep olan bu içecekler mi yoksa kilolarını kontrol altında tutulması için bu tip içeceklerin gereğinden fazla tüketilmesi mi?

Profesör Swithers'ın fareler üzerinde yaptığı deney, bu tip içeceklerin vücutta normal şekere oranla daha farklı bir tepki yarattığını ortaya koyuyor. Şeker dile değdiğinde tatlı bir his yaratıyor ama aynı zamanda vücuda ardından da yemeğin geleceğinin işaretini veriyor. Sıfır kalorili tatlandırıcılar da ise ardından yemek geleceği hissi görülmüyor. Böylece tatlandırıcı ile kaloriler arasındaki bağ da kopmuş oluyor.

Profesör Swithers, "Diyet gazlı içeceklerin kötü olabileceğini düşünüyoruz çünkü tükettiğiniz şekeri sindirmeyi zorlaştırıyor. Hayvanlar gerçek şeker aldıklarında, bunu sindirmekte zorlanıyorlar ve hormonların verdiği tepki değişiyor, kandaki şeker seviyesi artıyor ve bu da kilo alımına neden oluyor" diyor.

Diğer yandan İsrail'deki Weizmann Bilim Enstitüsü'nde görevli bilim insanlarına göre düşük kalorili tatlandırıcılar farelerin bağırsaklarındaki bakteri dengesini de değiştiriyor. Son yıllarda mikrobiyotanın önemini vurgulayan birçok çalışma ortaya atıldı. Bağırsaklarımızdaki dengenin bozulmasıyla organlarımızın etkilenmesi, kilo kontrolünün sağlanamamasına kadar hayatımızın her safhasında yaşam kalitemizi etkileyeceğini unutmamalıyız.  

Nature adlı dergideki araştırma da düşük kalorili tatlandırıcıların hayvanların metabolizmasını değiştirdiğini ve kandaki şeker seviyesini arttırdığını ortaya koydu. Bu da ,Tip 2 diyabetin başlangıcı olarak görülüyor.

Bir araştırma için yedi gönüllü, yedi gün boyunca yalnızca düşük kalorili tatlandırıcılar tüketti. Bu gönüllülerin yarısında hayvanlarda görülen etkiler görüldü.

Bristol Üniversitesi Profesörü Peter Rogers ise bu araştırmadan tatmin olmadığını söylüyor. Rogers, hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda kullanılan tatlandırıcı seviyelerinin gerçek hayattaki tüketimleriyle 'çok bağlantılı' olmadıklarını savunuyor.

İlerleyen yıllarda elbet daha kapsamlı çalışmalar yapılacaktır. Benim önerim mutlaka sorgulamalıyız, kalorisi yok veya düşük diye istediğim kadar tükete bilirim algısından çıkmalıyız.

 

Online Randevu İçin Tıklayınız,

 

 

 

Paylaş

Yorumlar