AKUT GASTROENTERİT ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLARDAN

AKUT GASTROENTERİT ÇOCUKLARDA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLARDAN

Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Hasan Tahsin ŞAHİN, mide ve bağırsakların iltihabi rahatsızlığı olan “Akut Gastroenterit” hakkında bilgi vererek hastalıktan korunmanın yollarını anlattı.

“ Akut Gastroenterit, ishal başta olmak üzere bulantı kusma, yüksek ateş ve karın ağrısıyla seyreden, genelde 10 günden kısa sürede iyileşme gösteren bir hastalıktır. Çocuklarda çok sık rastlanmakla birlikte her yaş grubunda bu hastalığa yakalanmak mümkündür. Hastalığa virüsler ( rotavirüs, adenovirus gibi ) ve bakteriler neden olmaktadır. Normal bağırsak hareketlerinin ve mide asidi dengesinin bozulması, kullanılan bazı antibiyotiklerin bağırsaklarda normal olarak bulunan ve hastalık oluşturmayan bakterilerin yerine hastalık oluşturabilecek bakterilerin yerleşmesine neden olması, bağışıklık sisteminin zayıf oluşu ve hijyen kurallarına dikkat edilmemesi hastalığa yakalanmayı kolaylaştıran faktörlerdir.

Gastroenteritlerin yarattığı en önemli problem “dehidratasyon”, yani vücudun su kaybetmesi sorunudur. İshal ve kusma nedeniyle oluşan dehidratasyon sonucu vücudun tuz ve su dengesi de bozulabilir. Buna bağlı olarak ağız ve dudakta kuruluk, uyuklama hali, nabzın hızlanması, el ve ayaklarda üşüme ve idrarda azalma gibi şikayetler başgösterebilir.

Akut gastroenteritlerin büyük bir kısmı kendinden düzelebilir. Verilen tedaviler genelde destekleyicidir. İshal başgösterdiği anda çocuğa bol su ve sıvı gıda vermek gerekir. Probiyotik desteği ishal atak sayısını azaltabilir ve her çeşit ishalde kullanılabilir. İshali ve kusmayı önleyici ilaçların kullanılması uygun değildir. Bu durum hastalık takibini zorlaştırır. Bazı bakteriyel gastroenteritlerde hastalığın süresini kısaltmak ve bulaşmasını önlemek amacıyla antibiyotik kullanabilir.

Bazı küçük önlemlerle hastalıktan korunmak mümkündür. Elleri sürekli temiz tutmak, gastroenterite yol açan mikropları önlemede en etkili yöntemdir. İçilen suyun temiz olmasına çok dikkat edilmeli, bunu temin etmenin zor olduğu durumlarda ise sular klorlanmalı veya kaynatılmalıdır. Pastörize edilmiş sütler tercih edilmemelidir. Meyve ve sebzeler iyice yıkanmalı, etler iyice pişirilmeden tüketilmemelidir. Bulaşma riskine karşı hastanın kullandığı kişisel eşyalar ayrı tutulmalı, hastanın kirli giysileri ve çarşafları sıcak su ile yıkanmalıdır. Tuvaletlerin klor içeren temizliyicilerle dezenfete edilmesi de önemlidir.”

Paylaş

Yorumlar