Özel

Atakent Hastanesi

  • Anasayfa
  • Kurumsal
    • Biz kimiz ?
    • Vizyon & Misyon
    • Kalite Politikası
    • Yönetim Kurulu
      • Yönetim Kurulu Başkanımızdan Mesaj
      • Kurul Kadromuz
    • Anlaşmalı Kurumlar
    • İnsan Kaynakları
      • Atakent Kariyer
        • İK Politikamız
        • Performans Yönetimimiz
        • Eğitim ve Gelişim Olanakları
        • Ücretlendirme ve olanaklar
      • Açık Pozisyonlar
      • İş Başvurusu
    • HKS Kalite Yönetimi
      • Kalite Birimi
      • Komiteler
      • Uygulama Örnekleri
      • Öz Değerlendirme Planı
      • Eğitim Planları
      • Kalite Yönergesi ve Hasta Çalışan Güvenliği
    • Fotoğraf Galerisi
    • Basın Odası
  • Profesyonel Sağlık
    • Tıbbi Bölümler
    • Laboratuarlarımız ve Testlerimiz
    • Görüntüleme Ünitelerimiz
    • Online Hizmetler
    • Sağlık Bilgileri
    • Hasta Hakları
    • Hemşirelik Hizmetleri
    • Ziyaretçi Bilgileri
  • Doktorlarımız
  • İletişim
    • İletişim Bilgileri
    • Adres ve Kroki

Profesyonel Saglık

Uz. Dr. Ertan SARIBAŞ
PNÖMONİ (ZATÜRRE) HASTALIĞI

28/12/2011
Pnömoni (Zatürre Nedir)
Zatürree ya da tıbbi adıyla pnömoni bakteri, virüs ve nadiren parazitler gibi değişik mikroorganizmaların neden olduğu akciğer dokusunun iltihaplanması olarak tanımlanır.
Pnömoni nasıl bulaşır?
Bazı zatürree türlerinde hasta kişiden sağlam kişilere doğrudan bulaşma riski vardır. Ama, hastalık çoğunlukla, hastanın kendi ağız, boğaz veya sindirim kanalında bulunan mikropların akciğere ulaşmasıyla meydana gelmektedir. Normal durumlarda hastalığa neden olmayan bu mikroplar, vücut savunması zayıf düşmüş kişilerde zatürree oluşturur. Dolayısıyla zatürreenin ortaya çıkmasında bulaşmadan çok, kişinin vücut direncini kıran risk faktörleri rol oynar.
Zatürreeye zemin hazırlayan grip ve benzeri viral solunum yolu infeksiyonları ise çok bulaşıcıdır. Hapşırık ve öksürükle yayılabildikleri gibi, ağız ve burun sekresyonlarıyla bulaşmış bardak, mendil, çatal-kaşık, kapı kolu gibi eşyalar aracılığıyla diğer kişilere geçebilirler.
Zatürreeler tüm dünyada ve ülkemizde en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan hastalıklar arasındadır.
Zatürree, dünyanın bilinen en eski hastalıklarından biri. Günümüzde de en gelişmiş ülkelerde bile, düzinelerce antibiyotiğe, tanı yöntemlerinin, hastane ve yoğun bakım olanakları çok artmasına rağmen sık görülen ve ölümlere neden olan bir hastalık. Zatürree, ülkemizin de en önemli sağlık sorunlarından birisi. İstatistiklere göre yılda her bin kişinin 10-15’ i zatürree geçirmektedir. Buna göre, Türkiye’ de her yıl ortalama 500 bin kişinin bu hastalığa yakalandığı var sayılabilir. Türkiye’de 5. Sıradaki ölüm sebebidir.
Zatürree her yaşta görülebilen bir hastalık olmakla birlikte, en çok bebek ve küçük çocuklarla yaşlılarda rastlanır. Dünyada her yıl 5 yaşın altında 10-12 milyon çocuk zatürree nedeniyle ölmektedir. Bu ölümlerin %90’ı gelişmekte olan ülkelerde olmaktadır.
Pnömoni için risk faktörleri nelerdir ?
• İleri yaş,
+ Sigara kullanımı,
+ Aşırı soğuk havaya maruz kalmak,
+ Kronik bir kalp ya da akciğer hastalığının varlığı,
+ Alkolizm, madde bağımlılığı,
+ Bilinç bozukluğu ile seyreden bazı nörolojik hastalıklar,
+ Öksürük refleksinin bozulması,
+ Yabancı cisim aspirasyonu,
+ Zararlı gazlara maruz kalmak gibi bazı faktörler pnömoni için risk faktörleri olarak sıralanabilir.
Pnömoni belirtileri nelerdir ?
Zatürree genellikle üşüme-titreme, 39-40 C ye varan yüksek ateş, öksürük, yeşil-sarı balgam ve yan ağrısıyla ani olarak başlar. Atipik seyirli pnömonilerde baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal gibi belirtiler de olabilir. Hastaların birçoğunda dudak ve dudak çevresinde uçuk görülebilir. Zatürreesi olan çocuklarda bazen tek bulgu hızlı soluma olabilir.
Tanı
Yukarıdaki belirtilerle hekime başvuran hastada fizik muayenede saptanan yüksek ateş, ağız çevresinde uçuk; dinlemede akciğerde zatürreeye özel solunum seslerinin duyulması gibi bulgular hekimi zatürree tanısına yöneltir. zatürreeli hastalarda sedimantasyon hızı ve kandaki lökosit sayısının arttığı saptanır ve nihayet akciğer grafisinde görülen bazı değişiklikler ile yukarıda sayılan klinik bulguların ışığında pnömoni tanısına ulaşılır. Bazı durumlarda tomografi çekilmesi gerekebilir.
Pnömoni Tedavisi
Genel durumu iyi olan genç hastalarda yakın takipte kalmak şartıyla evde antibiyotik tedavisi ve istirahat önerilir. Kullanılacak antibiyotiğe pnömoninin klinik bulguları ve olası etken mikroorganizma türüne göre hekim karar vermelidir. Yetersiz antibiyotik kullanımları tablonun ağırlaşmasına neden olabilir. Tedavinin ilk 3-5 günü içerisinde ateş düşer, diğer belirtiler geriler ve hastalık genellikle 1-2 haftada tam olarak iyileşir.
Hastane koşullarında tedaviye alınan hastalarda da derhal olası etken mikroorganizmalara yönelik antibiyotik tedavisi başlanılır. Tedavi sırasında eğer gerekli görülür ise balgam muayeneleri, kan kültür çalışmaları ve diğer bazı tetkikler istenebilir. Bu tür hastalarda antibiyotik tedavisi ile birlikte altta yatan akciğer, kalp ya da böbrek hastalığına yönelik tedaviler ve diğer destekleyici tedavi yöntemlerine başvurulur. Tüm bu çabalara rağmen solunum yetersizliği tablosu gelişen hastalarda yoğun bakım ve mekanik ventilasyon desteği sağlanmalıdır.
Pnömoniden korunma
Pnömoniden korunmak için KOAH, bronşektazi, astım, kalp yetersizliği gibi kronik hastalıkların varlığında ve ileri yaştaki hastalarda, pnömoni ve grip aşılarının hekim kontrolünde uygulanması gerekir.
Zatürree oluşumunu kolaylaştıran olumsuz faktörler düzeltilmelidir. Bu amaçla müzmin hastalıkların uygun şekilde takip ve tedavisi, stresten kaçınma, dengeli beslenme ve hijyenik barınma koşullarının sağlanması, alkol, tütün ve ilaç bağımlılığının kontrolü ile ağız ve mide içeriğinin solunum yollarına kaçmasına (aspirasyon) yol açan risk faktörlerinin azaltılması gerekir.
Zatürree ve grip ilişkisi
Grip virüsünün bizzat kendisi zatürreeye yol açabildiği gibi, diğer mikroorganizmalara bağlı zatürree türlerinin ortaya çıkmasını da kolaylaştırabilir. Gribin ağır seyrettiği ve ölümcül olduğu olgular, çoğunlukla zatürreenin gribe eşlik ettiği olgulardır. Bu nedenle grip salgınlarının önlenmesi gerekmektedir.
Pnömokok aşısı
Zatürree nedenleri arasında tüm dünyada en sık rastlanan mikroorganizma Streptococcus pneumoniae’dir. Kısaca pnömokok dediğimiz bu bakteriye karşı hazırlanmış bir aşıdır. Pnömokoklar, başta üst solunum yollarında olmak üzere, zatürree dışında enfeksiyonlara da yol açabilir. Bu aşı tamamen olmasa da, yüksek riskli kişilere uygulandığında, kısmen koruma sağlayabilmektedir. Aşı 65 yaş üstü ve kronik hastalıkları olanlara önerilir. Aşı bir kez, kas içine yapılmaktadır. 5 yıl sonra bir kez tekrarı yapılabilir. Daha fazla tekrarı önerilmez. Aşı yüksek ateşli bir hastalığın seyri sırasında yapılmaz. Oldukça güvenlidir. Aşı uygulanan yerde ağrı ve kızarıklık gelişebilir. Ayrıca, ateş, halsizlik, kırıklık gibi bazı yan etkiler görülebilir. Ancak, bunlar geçici ve hafiftir.

UYARI: Bu sitede yer alan tüm içerik bilgilendirme amaçlıdır. Web sitemiz hastalık teşhis ve tedavi hizmetleri vermemektedir. Herhangi bir sağlık probleminiz olması durumunda ilgili doktorlar ile iletişime geçmenizi tavsiye ederiz.

2011© Copyright www.atakenthastanesi.com.tr  Yönetim Paneli
facebook twitter
Sayfa 0.003 saniye de yüklendi.