UZ. DR. ERTAN SARIBAŞ, TÜBERKÜLOZ KONUSUNDA BİLGİLENDİRMEDE BULUNDU
“Verem aslında çok eski zamanlardan beri insanlar tarafından bilinmektedir. Halkın “ince hastalık” dediği verem hastalığının sebebi “verem mikrobu”dur. Uzun yıllar belirlenmesi, aşısı ve tedavi yöntemleri olmayan bu amansız hastalık, tıp biliminin ilerlemesi, araştırmaların olumlu sonuçlar vermesiyle günümüzde çaresiz bir hastalık olmaktan çıkmıştır.”
Tüberküloz Nedir?
Verem yada tüberküloz , Mycobacterium tuberculosis adı verilen bakterinin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan bakteri R.Koch tarafından 24 Mart 1882 tarihinde bulunmuştur ve bu nedenle bakteri Koch basili adı ile de bilinir. Soluduğumuz hava ile akciğerlere giren Tbc basilinin (mikrobunun) yol açtığı, asıl olarak akciğerlerde yerleşen, fakat kan ve lenf yoluyla tüm vücuda dağılabilen mikrobik, bulaşıcı, süreğen bir hastalıktır. Bugün dünya nüfusunun yaklaşık 1/3 ü verem mikrobu ile enfekte olmuştur yani bu insanlar yaşamlarının bir döneminde bu bakteriyi vücutlarına almışlardır ve her yıl bu popülasyondan bir kısmı organizmalarında bulunan bu uyur durumdaki bakterinin çeşitli nedenlerle harekete geçmesi sonucu verem hastalığına yakalanmaktadırlar.
Hastalık Etkeni
Micobacterium Tüberculosis (M.Tbc) etken bakteridir.
Görülme Sıklığı
Her yıl 8,7 milyon insan bu hastalığa yakalanmakta, 2 milyon insan ölmektedir.
Türkiyede hastalık insidansı binde 30un üzerine çıkmakta olup, hastalığın sık görüldüğü ülkeler arasında yer almaktadır.
Nasıl Bulaşır?
Hastalığı yalnızca aktif tüberküloz bulunan kişiler bulaştırabilir.
Akciğer dışı organ tüberkülozu olanlar,15 gündür tedavi alıyor olanlar pratik olarak bulaştırıcı değildir.
Hastalık damlacık yoluyla bulaşır. Hastanın hapşırma öksürmesi sonucu havaya yayılan basiller kapalı bir ortamda uzun süre aynı
havayı soluyan sağlam kişilerce alınır.
Ancak mikrobu soluyan kişilerin az bir kısmında hastalık gelişir.
Hastalık solunan mikrobun sayısına,hastalık yapma gücüne, kişinin direncine, bağışıklık sisteminin kuvvetine göre farklılık gösterir. Hastalık tabak, bardak veya diğer nesnelerle bulaşmaz.
Kimler Risk Altında?
Hasta kişiyle aynı evde yaşamış veya uzun süreli temasta bulunmuş olanlar.
Hastalığın yaygın olduğu ülkelere gidenler.
Bağışıklık sistemini zayıflatan kanser, AIDS gibi hastalıklara yakalananlar
Toplu yaşanan yurt, hastane, cezaevi gibi yerlerde kalanlar
Beslenmesi bozuk, kötü yaşam koşullarına sahip kişiler
Alkol ve madde bağımlıları
Tüberküloz olabilir miyim?
Akciğer veremi kilo kaybı, iştahsızlık, hafif ateş, özellikle geceleri artan terleme, halsizlik gibi genel belirtilerin yanı sıra birkaç hafta içinde gittikçe kötüleşen inatçı öksürük, Öksürükle birlikte kan gelmesi, balgam çıkarma, ilerlemiş olgularda nefes darlığı gibi akciğere özgü belirtiler ile kendini gösterir. Bu belirtilerin hiçbirisi verem hastalığına özgü değildir ve birçok akciğer hastalığında aynı semptomlar vardır. Hastalık sinsi ve yavaş ilerler.
Hastalık belirtileri varlığında ne yapmalı ?
3 haftayı geçen öksürük, kan tükürme, gece teri, hafif ateş, iştahsızlık, kilo kaybı gibi belirtilerin varlığında derhal akciğer grafisi çekilmeli ve verem hastalığından şüpheleniliyorsa balgamda verem mikrobu aranmalıdır. Bu sayede verem hastalığı olmasa dahi aynı belirtilere neden olabilecek birçok akciğer hastalığının da erken tanısına olanak sağlanır.Aile ya da yakın çevrede aktif verem hastalığı tanısı konulmuş ve özellikle balgamında verem mikrobu tespit edilmiş bireyler varsa, hastalık belirtileri olmasa dahi kontrol olmak gerekir.
Tanı:
Akciğer vereminin kesin tanısı hastanın balgamında verem mikrobunun yani mycobacterium tuberculosisin gösterilmesi ile konulur. Bunun için tercihan sabah aç karnına çıkartılan balgam ince bir cam üzerine yayılıp özel boyalarla boyandıktan sonra mikroskopta incelenir. Verem mikrobu mavi boyanmış zemin üzerinde kırmızı ince çubuk yada çengel şeklinde yapılar olarak gösterilir. Alınan doku biyopsilerinde tüberküloza özgü değişikliklerin izlenmesiyle de tanı konabilir.
Aktif hastalığı olanlarla yakın temasta bulunanlar, birlikte yaşayanlara PPD Testi yapılır. PPD Testi, Tbc basilini alıp almadığımızı gösterir, ancak hastalığı göstermez. Testin (+) çıkması, hastalık yönünden araştırmayı gerektirir.
Tedavi:
Günümüzde hastalık tedavi edilebilir hale gelmiştir. Ancak günlük uygulamalarda tedavinin uzun ve çok ilaçla (4 çeşit ilaç) yapılıyor olması hasta uyumunu güçleştirmektedir. Tedavi mutlaka bu konuda uzmanlaşmış hekim ya da Verem Savaşı Dispanseri kontrolünde sürdürülmelidir. Tedavi en az 6 ay olmak üzere hastanın durumuna göre 8 aya kadar uzatılabilir. Düzensiz ya da eksik yapılan tedavi ilaç direncine yol açarak, hastalığın tedavisini güçleştirir ve tedavi maliyetini arttırır.
Ülkemizde Verem Savaş Dispanserleri ücretsiz olarak hastalığın tetkik ve tedavisini yapmaktadır.
BCG Aşısı Hastalıktan Korur mu?
BCG aşısı,çocuklarda kanla yayılan(milier) ve beyin zarını tutan(menenjit) tüberküloz gibi ciddi hastalıkları önler. Ancak erişkinlerde hastalık için koruyucu değildir.
Korunma
Tüberküloz hastalığı dünyada ve ülkemizde ciddi bir Halk Sağlığı sorunudur.
Her ne kadar artık eskisi gibi ciddi bir ölüm nedeni olmasa da hastalık kontrolü çabalarının azaldığı ülkelerde, özellikle AIDS hastalığının da yaygınlaşmasıyla görülme sıklığında artma gözlenmektedir. Korunma yöntemlerinin başında, hastaların erken tanısı, hızlı, etkin biçimde tedavisi ve hasta kişiden sağlam kişiye bulaşma yollarının engellenmesi gelir.
Hastalığın, toplu taşıma araçlarını kullanmakla veya günlük işlerle uğraşırken bulaşma riski yok gibidir. Tüberkülozlu çocukların hastalığı yayma olasılığı
çok düşüktür.